VAN YÖRESİNDE İDRAR YOLU ENFEKSİYONU NEDENİ İLE İNCELENEN OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ
Cihangir Akgün, Avni Kaya, Bülent Ataş, Ertan Sal, Oğuz Tuncer, Şükrü Arslan
ÖZET
Amaç: Bu çalışmayla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nefroloji Bilim Dalı tarafından idrar yolu enfeksiyonu (İYE) nedeniyle izlenmekte olan 1490 vakada etken patojenlerin ve hazırlayıcı faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve yöntem: Hastanemizde İYE nedeniyle izlenmekte olan çocuklarda retrospektif olarak yapılan dosya taramasında bölgenin 8 yıllık hasta grubu incelenmiştir. Yaş aralığı 1 gün-204 ay arasında değişen 1490 çocuk çalışmaya alındı.
Bulgular: İYE etkenleri ve dağılımları değerlendirildiğinde toplam 2897 üreme saptanırken, İYE etkenleri sıklık sırasına göre şöyleydi; Escherichia coli, Klebsiella spp, Proteus spp, koagülaz negatif Stafilococcus spp, Enterobakter spp, Stafilococcus aureus, Pseudomonas aeruginosa, Enterococcus spp ve diğerleri. İYE ile birlikte özellikle; gastroenterit, malnütrisyon, fimozis, mesane disfonksiyonu, mental-motor gerilik, üriner sistem taş hastalığı, enürezis noktürna, hiperkalsiüri, kabızlık, nörojen mesane, febril konvülziyon, uzamış sarılık dikkat çekiciydi. Vakalarımızın %14.3’ünün tekrarlayıcı (rekürren) enfeksiyon geçirdiği saptandı.
Tartışma: Olgularımızda yenidoğan dönemi dışında kız vaka üstünlüğünün varlığı saptandı. Ancak bu üstünlük 3-5 kat olmayıp, 1.34 kat idi. Çalışmamızda İYE etkeni olarak tüm yaş gruplarında litarütürle uyumlu olarak gram negatif bakteriler saptandı. Veziko-üretral reflü (VUR) açısından benzer çalışmalarla kıyaslandığında II. ve III. derece VUR görülme oranları benzer bulunurken, I. derece VUR oranımız daha azdı. Saptanan böbreklerdeki skar oranı literatüre benzemekle birlikte olgularımızda daha fazlaydı. İYE geçirenlerin ortalama %0.07-0.2’sinde kronik böbrek yetersizliği (KBY) gelişmektedir. Olgularımızın 26 (%1.7) sında KBY gelişti. Bu yüksek oran bölgemizde İYE’ye bağlı KBY’nin ciddi bir morbidite ve mortalite nedeni olduğunu göstermektedir.
Sonuç: Bu çalışmayla İYE açısından Türkiye’nin özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük çeşitli bölgelerini kapsayan araştırmalara gereksinim olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İdrar yolu enfeksiyonu, Escherichia coli, Kronik böbrek yetmezliği Nobel Med 2009; 5(S1): 49-55
THE RETROSPECTIVE EVALUATION OF THE URINARY TRACT INFECTION CASES IN VAN REGION
ABSTRACT
Objective: The aim of this study was to obtain the agent pathogens and the etiologic factors in the 1490 cases that are followed with the diagnosis of urinary tract infection by Van Yüzüncü Yıl University, School of Medicine, Department of Pediatric Nephrology.
Materials and Methods: A patient group of the last 8 years who were followed due to the urinary tract infection in our hospital was examined. This patient group was chosen by file research.1490 children were included to the study, age between 1 day and 204 months.
Results: With the evaluation of the factors and distribution of the urinary tract infection, 2897 urinary culture positive cases were obtained. The urinary tract infection etiologic factors in order of frequency were as follows: Escherichia coli, Klebsiella spp, Proteus spp, koagulase negative Stafilococcus spp, Enterobacter spp, Staphilococcus aureus, Pseudomonas aeruginosa, Enterococcus spp and others. Together with the urinary tract infection gastroenteritis, malnutrition, phimosis, bladder dysfunction, mental-motor deficiency, urinary system stone disease, enuresis nocturna, hypercalciuria, constipation, neurogenic bladder, febrile convulsion, prolonged jaundice were remarkable. It was seen that 14.3% of the patients had recurrent infection
Discussion: In our study, it was seen that the females were more than the males, except the newborn period. The females were not 3-5 times more and the ratio was only 1.34 times. The gram negative bacterias which are parallel to the literature were detected at the all age groups. When this study is compared by the similar studies according to vesicouretheral reflux, II and III degree vesicouretheral reflux detecting ratios were similar but the first degree vesicouretheral reflux ratio was less. The scar ratio detected at the kidney was nearly similar to the literature but the ratio was more at our cases. Chronic renal failure ratio is 0.07-0.2% at the patients who had the urinary tract infection. In our cases, chronic renal failure was detected 1.7% (26 patients). This high ratio shows us that the chronic renal failure depending on the urinary tract infection is a serious morbidity and mortality reason.
. Conclusion: This study shows that it is needed to make new studies about the urinary tract infection at the low social and low economic regions of Turkey.
Keywords: Urinary tract infection, Escherichia coli, Chronic renal failure Nobel Med 2009; 5(S1): 49-55
Click here to view the full-text article in PDF format.